eskrim-mucizesi

Bir Eskrim Mucizesi Veyahut Spor İle Engelleri Engelleyelim….
3 Aralık Dünya Engelliler Günü…
Bugünün anlam ve önemini bilmek için direk ya da endirekt günün sebebini yaşamış olmak gerekiyor. Aksisi rutin veya afaki söylemler dışında bir şey olmasa gerek…
Türkiye Eskrim Federasyonu Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Murat Atalı Beyefendiye hitaben yazdığım makaleyi güncelleyerek sizlerle de paylaşmak istedim… Makaleyi paylaşmamda ki tek amacım yaşadığımız mucizenin engelli ailelerinde yaşaması arzusudur…
Eskrim sporu ile tanışmam oldukça ilginç ve bir o kadarda anlamlıdır.
Hülasa;
Oğlum Aziz Yılmaz 1999 yılında RH uygunsuzluğu ile dünyaya geldi. Birçok kez kanı değişti ve kan değişimi sırasında ciddi işitme kaybı yaşadı. İşitme cihazı ile hayatına devam etmeye çalıştı… 2002 yılında Hiperaktivite ve öğrenme güçlüğü teşhisi konuldu. Adıyaman’ın Gerger ilçesinde yaşamam ve de törenin hâkimiyetinden dolayı ailem tedaviyi kabul etmedi. Ailem ve çevrem tarafından Hiperaktivitenin bir hastalık olmadığı ve zamanla çocuğun düzeleceği belirtildi. Hiperaktivitesi ve öğrenme güçlüğü çok yüksek olan oğlum Aziz Yılmaz’ı 4 yaşında sandalyeye bağlı görünce oğlumu alarak Adıyaman merkeze yerleştim. Uzun tedavi arayışlarından sonra Adana Çukurova Üniversitesinde Çocuk Psikiyatristinde tedavisi başladı. Çocuğum ile birlikte bizlerde ailesi olarak tedaviye başlamıştık. Çünkü ailenin tedavi sürecinde ki çocuğa karşı tavrı tedavinin en önemli parçası olarak kabul ediliyordu. Kararlıydık ve çocuğumuz bir daha sandalyeye bağlanmayacaktı…
Akabinde Ankara ve İstanbul’da uzun süren tedavi evreleri… Aylarca hatta yıllarca devam eden hastane ortamında ki tedaviler….. En nihayetinde ilaç tedavisi ile birlikte rehabilitasyon dönemleri başlamıştı… Çocuğumuzu ilaçlar ile kazanmış ancak verilen ilaçlar bizim için âdete işkence evrelerine dönüşmüştü. Verilen psikiyatrik ilaçlar adeta bizi yeniden dünyaya küstürmüştü. Psikiyatrik ilaç tabiri bile bizleri korkutuyor, çevrenin çocuğumuza bakış açısını değiştiriyordu. “O ilaçlar psikiyatrik ilaçlardır delilere verilir ifadesini hep duyardık “ çevreden. Çocuğumuza her ilaç verdiğimizde ailece sinir krizi yaşar adeta dünyaya küserdik. Oğlumuz bu ilaçları kullanmamalıydı… Bir çaresi olmalıydı…
Yurt dışından Ülkemize bir eğitim çalıştayı için gelen ve Hiperaktivite alanında en iyiler arasında sayılan bir doktordan uzun uğraşlardan sonra bir randevu almış ve oğlum Aziz’i muayene etmişti. Yabancı doktorun “oğlunuz için her şey yapılmış; yalnız ilaç kesmeniz ile alakalı yapılacak tek şey vardır ki oda spor ve özellikle Eskrim Sporunu düzenli ve bir felsefe olarak yapması ile alakadır” demesi bizleri yeni bir serüvene yönlendirmişti…
İlk başta inanmamıştık ancak söyleyen bir bilim adamı olunca da deneme kararı aldık. Adıyaman’da eskrimin yapıldığını da duyunca anında başladık büyük bir heyecanla İl Gençlik Spor Müdürü S.Ahmet Bağcı Beye koşmuştuk… Eskrime başlayan çocuğumuza Müdür Beyin özel ilgi ve alakası ise takdire şayandı. Mucizenin gerçekleşmesi çocuğumun Eskrime başladığının 3. ayında kendini gösterdi. Günde 3 farklı ilacı değişik dozlarda alan oğlum doktor kontrolünde 1 ilacı aşamalı olarak kesmiş ve diğer ilaçlarda da doz azaltmasına gitmişti. Kesilen bir ilaçta olsa dünyalar bizim olmuştu. Ve 8. ayın sonunda tüm ilaçlar kesilmiş oğlum artık toplumda yaşayan normal bir birey durumuna gelmeye başlamıştı. Okul hayatı düzene girmişti. Rehabilatasyon sürecini bırakmıştı. Eskrim mucizesi ile oğlum engelli birey kavramını bir tarafa bırakmıştı. Eskrim hocaları Yunus Savaş ve Vefai Turgay’ın bu süreçte ki katkıları asla ve asla yadırganmayacak boyutlardadır. Minnet borçluyuz hocalarımıza.
Ama asıl minnet borçlu olduğumuz Eskrim sporudur… Çocuğumuz eskrim sporu ile yeniden kazandık ve şükürler olsun ki bugün eskrim sporu ile engelli bir birey bütün engelleri ortadan kaldırdı.
Çocuğumuzun katıldığı bütün müsabakalara seyirci olarak katıldım ve hala katılıyorum. Yurdumun değişik yerlerinde yapılan ve çocuğumun katıldığı bütün müsabakalarda, normal bir birey olarak çocuğumu izlerken içimde eskrime borcumu nasıl öderimi hep yaşadım. Eskrim bize evladımız adeta geri vermişti.
Bugün itibarı ile Çocuklarım Aziz, Muhammed Yasin ve Esin Ruveyda eskrim sporunu bir yaşam tarzı olarak yapmaktadırlar.
Gönüllü bir birey olarak Eskrim Sporunu anlatmak üzere kollarımı sıvadım. Çocuğumun hastane ve rehabilitasyon döneminde tanıştığım ailelere eskrim mucizesini anlatarak bir çok engelli bireyin spor ile tanışmasını ilke edindim…
Sporun engelli birey üzerinde ki etkilerini yaşayan bir aile olarak tüm dünyaya haykırıyoruz: Engelleri Spor ile engellemek mümkündür… İşte yaşadıklarımız işte sporun mucizesi…
Saygılarımla ile…
Erdal Yılmaz

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

TemizleGönder